Bugün Türkçe son derece yoğun bir biçimde baltalanıyor. Evet özellikle forum jargonlarında vs çok yoğun ingilizce var. Yanlış anlama okuyan güzel insan burda lüzumsuz milliyetilik yapmıyorum. Ama sen eğer ileti, gönderi yerine post kullanırsan benim zoruma gider bu.
Oktay Sinanoğlu'nun "Bye-bye Türkçe" isimli kitabını okuyorum. Gerçekten adam çok güzel bi şekilde anlatıyo. Türkçe adına çeşitli çaılşmalar yapmış, yaptırmış bir insan. Kendisi hakkında ben bilgi vermiycem isteyen arar bulur wikipediadan. Ayrıca benimde fikrim şudur ki liseyi üniversiteyi İngilizce okumak Türkçe'ye hakarettir. Türkçe çok daha üstün çok daha kolay kelime türetilen bir dil olmasına rağmen günümüzde birçok kelime İngilizce kullanılmaktadır. Kitapta anlatılanlara göre Türkiyeye bu sistemi getiren adam 1-2 yıl sonra İngiltere Kraliçe'si tarafından kutlanır ve "sör" ünvanı verilir. Bu tamamen bize yapılan bir saldırıdır. Paranoyaklık mı, gerçek mi bilemiyorum fakat bu sistemin aklı başında başka hiçbir ülkede olmaması gerçek olma ihtimalını güçlendiriyor.
Japonlar internet'e internet demiyolar. Ne dediklerini kitapta yazıyodu fakat aramak istemedim. İnternetten baktım fakat bulamadım. Neyse zaten önemli olan adamların dillerine sahip çıkmaları. Bizde örütbağ, genel ağ deniyor fakat sahip çıkan kimse yok.Bazı dil bilimciler Türkçe'nin şu anki halinin normal olduğunu elbette dilden dile sözcük geçişinini olacağını söylüyolardı. Fakat 90 yaşındaki dedemin 7 yaşındaki kardeşimle konuştuğunda kardeşimin bazı kelimeleri anlamaması, beni gerçekten sıkıntılandırdı. O. Sinanoğlu'nun varsayımı şudur ki böyle giderse yakında baba ve oğul birbirlerini anlayamayacak.
Kısaca bir an önce devlet tarafından önlemler alınmalı ve internet kullanan biz gençler daha bilinçlenmeliyiz. Benim bulunduğum ortamlarda türkçe son derece düzgün kullanılıyor. Özellikle noktalama işaretleri, büyük küçük harf vs. son derece düzgün kullanılıyor fakat "Naßér Naßhıyh0shuN" şeklinde kullananlar da var.
Unutmayalım ki dili kurutulmuş, unutturulmuş bir toplumun kültürü de daha fazla var olamaz. Benliğimizi unutmamak için Türkçe'ye sahip çıkalım.
Son olarak Sayın Oktay Sinanoğlu gibi bitirmek istiyorum.
Neredesiniz Atatürk'ün güvendiği öğretmenler?
Neredesiniz kendilerine emanet bırakılmış gençlik?
Neredesiniz kimliğini korumak isteyen inanç sahibi gönül ehli?
Neredesiniz sömürgeciliğe karşıyız diyen solcu gençler?
Neredesiniz Türkçüler, milliyetçiler?
Neredesiniz aydınlar, profesörler, gazeteciler?
Neredesiniz eğitimciler?
06 Nisan 2009 Pazartesi
Diline sahip çık!
21 Mart 2009 Cumartesi
Uyarı!!!!(2)
Dostlarım, eğer ben uykuluysam ve/veya yeni uyanmışsam dediklerinizi anlamayabilirim. Aşırı tepki gösterebilirim. Size karşı şiddet uygulayabilirim. Size önerim ben yeni uyandıktan hemen sonra bana dokanmayın. Bırakın ayılıyım sonra istediğinizi yapın. Özellikle bişeyler anlatmaya veya ima etmeye çalışmayın. Malesef anlayamam o an.
Uykuluyken çok insan harcadım.
03 Mart 2009 Salı
Joe Kittenger
Joe Kittenger, önceleri amerikan hava kuvvetleri için çalışan daha sonra Project Excelsior'a (çevirisini yapamadım) katılarak 3 ayrı deney yapan ve vietnam savaşına da katılmış bir albaydır. Deneylerde albaya basınç önleyici elbise giydirilir ve balon ile atmosferin dışına kadar çıkar. Ordan paraşüt ile atlar. İlk atlama yerkabuğundan 23km yüksekte gerçekleşir. Ortamda yerçekimi vardır fakat atmosfer yoktur. İlk atlamada baygınlık geçirir fakat neyseki otomatik paraşüt devreye girer. Daha sonra 22km yükseklikten bir atlama daha yapar. Üçüncü ve sonuncu atlama ise 1960 yılında gerçekleşir. Bu sefer 31km yükseklikten atlar ve 4 dakika 36 saniye boyunca saatte 988km sabit hızla düşer. Yere 5000m kala paraşütünü açar. Sağ eldivenindeki bir sorundan dolayı(?) indiğinde eli normal boyutunun iki katı kadar şişmiştir.
Joe Kittenger, en yüksek balon gezisi, en uzun süre düşme, atmosferdeki en hızlı insan ve en uzun paraşüt atlayış rekorlarını elinde bulunduruyor.
(Kaynak: Wiki)
Gönderen
matrklorm
zaman:
00:15
0
yorum
Etiketler: Genel bilgi
26 Şubat 2009 Perşembe
Düşünerek..
Koş koş koş; topa vur; yok vurma biraz daha yaklaş da vur; yok yok topu durdur da vur; yok yavaşlama koş vur; şuraya takılma; takıldın; düşüyosun; küfret-bağır; düştün; siktir saati yere sürttün; e düştün kalk bari; elin acıyo bak bakıyım kopmuş mu?
Dışarı yansıması:
"Ananı skiim!"
16 Şubat 2009 Pazartesi
Hayata eksik başlayıp fazla bitirmek.
Bazı insanlar malesef gerek zihinsel gerek fiziksel olarak kusurlu dünyaya geliyorlar. Fakat bazıları gerçekten normal insandan çok çok daha fazla bir azime veya yeteneğe sahip oluyorlar. Aşağıdaki video Discovery Channel'dan alıntı ve o insanlardan birini anlatıyor. Eşref Armağan doğuştan kör ve ressam.
Aşağıdaki video.
Gönderen
matrklorm
zaman:
00:04
0
yorum
Etiketler: Genel bilgi
14 Şubat 2009 Cumartesi
İstediğini başarabilmek üzerine..
İstediğim şey nasıl oluyo bilmiyorum laf olsun diye kalkışsam bile gerçekleşiyo. Laf olsun diye saat bakıyodum 1 ay sonra saat aldım. Wİİ almaya karar verdim imkansızı başardım Wİİ aldım. Telefon bakıyorum yine anlamadığım bi şekilde telefon da aldım. Bi şeyi çok istersem ve biraz da emek harcarsam oluyo lan. Bak en son PS3 düşünüyodum Wİİ'yi sattım PS3 aldım. İşin garibi bu aldıklarım o zamanki piyasa fiyatlarından bazısını 300 lira bazısını ise 1000 lira(!) daha ucuza aldım. Acaba bu istediğimin olması sadece ticaret için mi geçerli.
Her neyse bu saatten itibaren PS3 sahibiyim ve "Gel olum!" dediğim zaman 1 gün sonra benimle oynamaya can atan bir oyuncağım oldu. Wİİ de öyleydi ama Wİİ casual.
12 Şubat 2009 Perşembe
YiiiHaa!!
Evet blog'u eskiden beri takip edenler bilir ben nintendo sever, sony söver bir insandım. Fakat an itibariyle PS3 ile Wİİ'yi takas etmiş bulunuyorum. Nintendo duy beni, özür dilerim ama beni kaybettin. Artık ben yokum senin oyun piyasanda. Ben sony insanı oldum. Yaşasın kapitalizm! Yok lan o kadar da değil. Üzgünüm ama nintendo casual takılarak beni kaybettin. Ben istiyorum ki oyunlar beni içine çeksin. Yok ama. Hayır wii mote dediğimiz alet atmosferi süper yapıyo tamam da eee. Ben istemiyorum belki Wario Ware diye soytarılık yapmayı. Efendi gibi eğlenmek istiyorum.
Her neyse. Yarın Wİİ'yi Ankara'ya abime göndericem. Takas cumartesi gerçekleşicek. Her şey uygun olursa cumartesi gününden sonra PS3 60GB sahibi olucam.
Gönderen
matrklorm
zaman:
23:24
0
yorum
Etiketler: Şahsi fikrim